Bekçilik Sınavı 2026 logosuBekçilik Sınavı2026

Genel Yetenek

Türkçe Konu Anlatımı — Bekçilik Sınavı 2026

Bekçilik sınavında 25 soruluk Türkçe alanı: anlam bilgisi, ses olayları, fiilimsi, çatı, anlatım bozukluğu ve paragraf — kapsamlı konu anlatımı.

Bekçilik sınavının en yüksek ağırlıklı konusu Türkçe’dir. 100 sorunun yaklaşık 25’i bu alandan gelir; bu da yazılı sınavın dörtte biri demek. Türkçe soruları üç ana başlıkta toplanır: anlam bilgisi, dil bilgisi ve paragraf. Paragraf, tek başına 10-12 sorudur — yani Türkçe’deki en büyük puan kaynağıdır.

1. Anlam bilgisi

1.1 Sözcükte anlam

Anlam türleri

  • Gerçek anlam (temel anlam): Sözcüğün herkesçe bilinen ilk, asıl anlamı. Örnek: “Çocuk ağacın dalına çıktı.”
  • Yan anlam: Temel anlamla bağlantılı, benzerlik yoluyla kazanılan anlam. Örnek: “Şirketin dallarını genişletti.” (şube)
  • Mecaz anlam: Sözcüğün, gerçek anlamından bağımsız, başka bir kavramı karşılaması. Örnek: “Bu acı haberi duyduk.”
  • Terim anlam: Bir bilim, sanat veya meslek dalında özelleşmiş anlam. Örnek: “Bu cümlenin yüklemi belirsiz.”
  • Soyut/somut anlam: Beş duyu ile algılanan = somut; algılanmayan kavramlar = soyut. Sevgi, sağlık, akıl → soyut; masa, su, çiçek → somut.

Sözcükler arası anlam ilişkileri

  • Eş anlamlı (anlamdaş): ak-beyaz, kara-siyah, hediye-armağan.
  • Yakın anlamlı: soğuk-serin, kalın-iri.
  • Zıt anlamlı: büyük-küçük, gece-gündüz.
  • Eş sesli (sesteş): “gül” (çiçek) — “gül” (gülmek). Yazılışları aynı, anlamları farklı.

Söz öbeklerinde anlam

  • Deyim: Kalıplaşmış, çoğu mecazi söz grubu. “Kulak misafiri olmak”, “ağzı kulaklarına varmak”.
  • Atasözü: Geçmişten beri söylenen, hayat deneyimini özetleyen kalıp ifadeler. “Damlaya damlaya göl olur.”
  • İkileme: İki sözün birlikte kullanılmasıyla anlam pekiştirme. “yavaş yavaş”, “saçma sapan”, “bata çıka”, “tek tük”.
  • Vecize/özdeyiş: Söyleyeni belli olan, hikmetli söz. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” — Atatürk.

1.2 Cümlede anlam

  • Öznel yargı: Kişisel görüş, beğeni, yorum içerir. “Bu kitap çok güzel.”
  • Nesnel yargı: Kanıtlanabilir, herkesin doğrulayabileceği bilgi. “Kitap 250 sayfadır.”
  • Neden-sonuç ilişkisi: “Yağmur yağdığı için yollar kapandı.”
  • Amaç-sonuç: “Sınavı kazanmak için günde 4 saat çalışıyorum.”
  • Koşul-sonuç: “Hava güzelse pikniğe gideriz.”
  • Karşılaştırma: “Ankara, İzmir’den büyüktür.”
  • Tanım cümlesi: “X şöyledir” yapısı. “Bekçi, görev bölgesinde devriye atan silahlı kolluk görevlisidir.”

2. Dil bilgisi

2.1 Ses bilgisi

Ünlü uyumları

Büyük ünlü uyumu: Bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü kalınsa (a, ı, o, u) sonraki ünlüler de kalın; inceyse (e, i, ö, ü) sonraki ünlüler de ince olur.

  • Kalemler (e-e-e) ✓ — kitaplar (i-a-a) ✗ uymuyor mu? Yabancı kökenli sözcükler uymayabilir.

Küçük ünlü uyumu: Düz ünlüden (a, e, ı, i) sonra düz; yuvarlak ünlüden (o, ö, u, ü) sonra ya dar yuvarlak (u, ü) ya da düz geniş (a, e) gelir.

Ünsüz olayları

  • Ünsüz yumuşaması (sertten yumuşağa): kitap → kitabı (p→b), ağaç → ağacı (ç→c), kanat → kanadı (t→d), renk → rengi (k→g).
  • Ünsüz sertleşmesi: Sert ünsüzle biten sözcüğe yumuşak ünsüzle başlayan ek geldiğinde ek sertleşir. kitap-cı → kitapçı, seç-gin → seçkin.
  • Ünsüz türemesi: Bazı sözcüklerde ek geldiğinde ünsüz türemesi olur. his → hissi, hak → hakkı, aff-edersin → affedersin.
  • Ünsüz düşmesi: küçük → küçüldü (-cük düşer), çocuk-cağız → çocukçağız değil, çocukcağız → çocukçağız.

Ünlü olayları

  • Ünlü daralması: -yor eki sözcükteki geniş ünlüyü daraltır. bekle-yor → bekliyor, anla-yor → anlıyor.
  • Ünlü düşmesi: omuz → omzu, burun → burnu, karın → karnım.

Kaynaştırma ünsüzleri

Türkçede iki ünlü yan yana gelemez; aralarına şu ünsüzler girer: y, n, s, ş.

  • iki-y-i, araba-n-ın, baba-s-ı, altı-ş-ar.

Ulama

Bir sözcüğün son ünsüzü, kendinden sonra gelen sözcüğün ilk ünlüsüyle birleşip okunması. “Akşam olmadan eve gidelim.” — “olmada-n eve” ulama vardır. Yazıda ulama gösterilmez, okunuşta gerçekleşir.

2.2 Yapı bilgisi

Kök

Sözcüğün anlamlı en küçük parçası.

  • İsim kökü: taş, kitap, ağaç, ev, mavi.
  • Fiil kökü: gel-, oku-, yaz-, koş-, bak-.

Ekler

  • Yapım eki: Sözcüğün anlamını veya türünü değiştirir. göz-lük (isimden isim), göz-le- (isimden fiil), oku-yucu (fiilden isim).
  • Çekim eki: Sözcüğün anlamını değil, cümledeki görevini belirler. ev-de, ev-im, ev-ler, ev-e.

Yapısına göre sözcükler

  • Basit: Yapım eki almamış. ev, kitap, gel-, mavi.
  • Türemiş: Yapım eki almış. ev-li, kitap-çı, oku-yucu, mavi-leşmek.
  • Birleşik: İki veya daha çok sözcüğün birleşmesiyle oluşmuş. hanımeli, kahverengi, başöğretmen, bilgisayar, anneanne.

2.3 Sözcük türleri

  • İsim: Varlıkları karşılayan sözcükler. masa, sevgi, Ali, Türkiye.
  • Sıfat: İsmin önüne gelerek niteliğini bildirir. kırmızı elbise, akıllı çocuk, üç kalem, bu kitap.
  • Zamir: İsmin yerine kullanılan sözcükler. ben, sen, o; bu, şu, o; kim, hangi.
  • Zarf: Fiili, sıfatı veya başka zarfı niteleyen sözcükler. hızlı koştu, çok güzel, dün geldi.
  • Edat: Tek başına anlamı olmayan, başka sözcüklere yardımcı olan. gibi, için, ile, kadar, dolayı.
  • Bağlaç: Sözcükleri, sözcük öbeklerini veya cümleleri birbirine bağlar. ve, ile, ama, fakat, çünkü, eğer, ki.
  • Ünlem: Duyguyu kuvvetlice belirten sözcükler. ah!, aman!, eyvah!, bravo!
  • Fiil: İş, oluş, hareket bildiren sözcükler. koş-, gel-, ol-, bak-.

2.4 Fiil ve çatı

Fiilde kişi ve kip

Fiil; kim yaptığını (kişi) ve ne zaman / ne biçimde yaptığını (kip) gösterir.

  • Bildirme kipleri: -di (görülen geçmiş), -miş (öğrenilen geçmiş), -yor (şimdiki), -acak (gelecek), -r/-er/-ir (geniş zaman).
  • Dilek kipleri: -meli (gereklilik), -e (istek), -se (dilek-şart), -sin (emir).

Çatı — fiilin nesneye ve özneye göre durumu

Nesnesine göre çatı:

  • Geçişli fiil: “Neyi/kimi?” sorusuna cevap verir. Kitabı okudu. (Neyi okudu? — kitabı.)
  • Geçişsiz fiil: Bu soruya cevap vermez. Bahçede koştu.

Öznesine göre çatı:

  • Etken çatı: Öznesi belli, işi yapan. Ali camı kırdı.
  • Edilgen çatı: Öznesi belli değil; iş, kim tarafından yapıldığı söylenmeden anlatılır. Fiil -l veya -n eki alır. Cam kırıldı.
  • Dönüşlü çatı: İşi yapan, aynı zamanda işten etkilenen. Çocuk yıkandı (kendini yıkadı). Eki: -l, -n.
  • İşteş çatı: İş birden fazla kişi tarafından, karşılıklı veya birlikte yapılır. Kavga ettiler, anlaştılar. Eki: -ş.

2.5 Fiilimsi (eylemsi)

Fiilden türemiş ama fiil olmayan; cümlede isim, sıfat veya zarf görevi gören sözcükler. Çekim eki alamaz, kip eki almaz.

İsim-fiil (mastar)

  • Ekleri: -mek/-mak, -ma/-me, -ış/-iş/-uş/-üş
  • Yüzme-yi severim. Okumak güzeldir. Geliş-i hoş oldu.

Sıfat-fiil (ortaç)

  • Ekleri: -an/-en, -ası/-esi, -mez/-maz, -ar/-er/-ır, -dık/-dik, -ecek/-acak, -mış/-miş
  • Koş-an çocuk düştü. Yaz-acak mektup hazır. Gel-miş misafir oturdu.

Zarf-fiil (bağ-fiil)

  • Ekleri: -ip/-ıp, -arak/-erek, -ınca/-ince, -madan/-meden, -dıkça/-dikçe, -ken, -alı/-eli, -ası
  • Eve gel-ince çantamı bıraktım. Koş-arak geldi. Sen gel-meden başlayalım.

Önemli: Fiilimsi, kendi grubunda yer aldığı sözcükle birlikte “fiilimsi öbeği” oluşturur. Bu öbek cümlede tek bir öğe (özne, nesne, tümleç vb.) sayılır.

2.6 Cümle bilgisi

Cümlenin öğeleri

  • Özne: İşi yapan veya olandan etkilenen. “Çocuk ders çalışıyor.”
  • Yüklem: Cümlenin ana iddiası. “Çocuk ders çalışıyor.”
  • Nesne: “Neyi/kimi?” sorusuna cevap. “Çocuk dersini çalışıyor.” (belirtili nesne); “Çocuk ders çalışıyor.” (belirtisiz nesne)
  • Dolaylı tümleç: “Nereye/nerede/nereden, kime/kimde/kimden?” sorusu. “Kitabı çantadan çıkardım.”
  • Zarf tümleci: “Nasıl/ne zaman/niçin/ne kadar?” sorusu. Dün geldi”, “hızlıca koştu”.

Cümle türleri

Yapısına göre:

  • Basit: Tek yüklem. “Ali geldi.”
  • Birleşik: Birden çok yüklem; biri ana, diğeri yardımcı. “Gelirsen sevinirim.”
  • Sıralı: Aralarında bağlaç olmadan virgülle ayrılmış. “Çocuk koştu, düştü, ağladı.”
  • Bağlı: Bağlaçla bağlanmış. “Yemek yedi ve uyudu.”

Anlamına göre: Haber, soru, ünlem, dilek-istek cümlesi.

Yüklemin türüne göre: İsim cümlesi vs fiil cümlesi.

2.7 Anlatım bozuklukları — sınavda kritik

Yazılı bekçilik sınavında en az 1-2 anlatım bozukluğu sorusu çıkar.

Anlam yönünden bozukluklar

  • Gereksiz sözcük kullanımı: “Bunu daha geri çekildi.” → “geri çekildi” yeterli.
  • Anlamca çelişen sözler: “Tahminen iki gün önce öldü.” → “tahminen” ile “öldü” çelişir.
  • Anlam belirsizliği: “Çocuk gözlerini ovuşturarak içeri girdi.” (Kimin çocuğu? Hangi içeri?)
  • Yanlış anlamda kullanma: “Eski hayalleri tekrar canlanıyor.” — “hayal” değil “anı” olmalı.
  • Mantık hatası: “Atın koştuğu pist çok güzeldir.” — At koştuğunda pist güzelse, koşmadığında güzel değil mi?

Yapı yönünden bozukluklar

  • Özne-yüklem uyumsuzluğu: “Sen ve ben gitti.” → “gittik” olmalı.
  • Nesne eksikliği: “Çocuk sevdi ve okşadı.” → “(çocuğu) sevdi ve okşadı.”
  • Tamlama yanlışı: “Renkli ve siyah-beyaz fotoğraflar.” → Renkli ile siyah-beyaz birbiriyle eşit kategorilerdir.
  • Çatı uyumsuzluğu: “Olaylar dikkatle incelenmeli ve sonuca varılmalıdır.” → “incelenmeli” edilgen, “varmalı” etken. Aynı çatıda olmalı.
  • Eylem çakışması: “Kalemim ve defterim bitirdim.” → “bitirdim” eylemi her iki nesneyle uyumlu değil.

3. Yazım ve noktalama

3.1 Yazım kuralları

  • Büyük harfler: Cümle başı, özel adlar (Ali, Ankara, Türkçe), gezegen adları (Dünya, Mars), gün-ay adları belirli bir gün için kullanıldığında (15 Mayıs Salı).
  • “da/de” bağlacı: Ayrı yazılır. “Ben de gidiyorum.” (bağlaç) vs “Eve gidiyorum.” (hâl eki — “evde” birleşik).
  • “ki” bağlacı: Ayrı yazılır. “Düşündüm ki bu olmaz.” (bağlaç) vs “Bendeki kalem” (ilgi eki, birleşik).
  • “mi” soru eki: Ayrı yazılır. “Geldin mi?” — kendinden önceki sözcükten ayrı, ama büyük/küçük ünlü uyumuna girer.
  • Sayıların yazımı: Resmi belgelerde harfle; saat, tarih, ölçü, miktar için rakamla. “On iki kişi geldi.” / “Saat 14.30’da.”
  • Kısaltmalar: Büyük harfle kısaltılan (TBMM, EGM, NATO); küçük harfle kısaltılanlar (kg, m, cm).

3.2 Noktalama işaretleri

  • Nokta (.) — cümle sonu, sıra sayıları (3.), büyük harf kısaltmalardan sonra (T.C.).
  • Virgül (,) — sıralı öğeleri ayırır; bağlaç-fiilimsiden sonra; özne uzunsa belirginleştirmek için.
  • Noktalı virgül (;) — birden çok virgülle ayrılmış grupları ayırır; bağlaçsız sıralı cümlelerde.
  • İki nokta (:) — açıklama veya sıralama önce; alıntı öncesinde.
  • Üç nokta (…) — yarım kalan cümle, alıntıdaki atlama.
  • Soru işareti (?) — soru cümlesi sonu; soru anlamı olmayan “mi” eki almış cümlelerde kullanılmaz.
  • Ünlem işareti (!) — ünlem cümlesi, seslenme, dilek-istek.
  • Kesme işareti (’) — özel adlara getirilen ekleri ayırmak için. “Ankara’da, Ali’nin.”
  • Tırnak işareti ("") — başka birinin sözünü, eserlerin adlarını belirtir.

4. Paragraf

Türkçe sorularının yaklaşık yarısı paragraftan gelir. Bu nedenle paragraf, çalışılması en fazla geri dönüşü olan alandır.

4.1 Paragrafta sorulan başlıklar

  • Ana düşünce: Paragrafın savunduğu temel iddia.
  • Yardımcı düşünceler: Ana düşünceyi destekleyen ek fikirler.
  • Konu: Paragrafın ne hakkında olduğu (ana düşünceden daha geneldir).
  • Başlık: Konu+vurguyu özetleyen kısa ifade.
  • Yapı: Giriş (konuyu tanıtır), gelişme (savı geliştirir), sonuç (özetler/bağlar).

4.2 Anlatım biçimleri

  • Öyküleme: Bir olayı zaman akışıyla anlatma. “Eve geldim. Çantamı bıraktım. Sonra mutfağa geçtim.”
  • Betimleme: Bir varlığı görsel/duyusal anlatma. “Yüzü esmer, gözleri iri ve bakışları sert bir adamdı.”
  • Açıklama: Bilgi vermek için kullanılır; nesnel ve öğreticidir.
  • Tartışma: Karşı görüşü çürütüp kendi savını destekleme.

4.3 Düşünceyi geliştirme yolları

  • Tanımlama: “X şudur” yapısıyla kavram tanımlama.
  • Örnekleme: Soyut bir savı somut örneklerle destekleme.
  • Karşılaştırma: İki kavramı benzerlik/farklılık üzerinden ele alma.
  • Tanık gösterme: Bir otoritenin sözünü destekleyici olarak getirme.
  • Sayısal verilerden yararlanma: İstatistik, oran kullanma.
  • Benzetme: Bir kavramı başka bir şeye benzeterek anlatma.

4.4 Paragrafta sık sorulan görevler

  • Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma.
  • Paragrafı tamamlayacak cümleyi seçme.
  • Paragrafı ikiye bölme (iki ayrı düşüncenin bittiği yeri tespit).
  • Paragrafa uygun başlık önerme.

5. Örnek soru tipleri ve çözüm yaklaşımı

Örnek 1 — Anlatım bozukluğu

“Bu durumla ilgili açıklamayı bizzat kendi ağzından duyduk.”

Çözüm: “Bizzat” ve “kendi” ile “ağzından” ifadeleri gereksiz tekrar. “Bizzat duyduk” yeterli.

Örnek 2 — Paragraf ana düşünce

“Kitap okumak, sadece bilgi edinmek değildir. Aynı zamanda farklı bakış açıları kazandırır, hayal gücünü besler, dil becerimizi geliştirir.”

Ana düşünce: “Kitap okumak çok yönlü kazanım sağlar.” Tek bir özellikle sınırlandırmamak gerekir.

Örnek 3 — Sözcükte anlam

“Çocuğun kalbi çok temiz.” cümlesinde “kalbi” hangi anlamda kullanılmıştır?

Çözüm: Burada “kalp” organ değil iç dünya, duygu kastedilmiştir → mecaz anlam.

Örnek 4 — Fiilimsi

“Koşan çocuk yorulmuş gibi görünüyordu.”

Çözüm: “Koşan” — sıfat-fiil (sıfat-fiil eki -an); “yorulmuş” — sıfat-fiil (-mış).

Çalışma ipuçları

  1. Paragrafta pratik en hızlı yoldur. Günde en az 10 paragraf çöz; her tipi (akış bozan, tamamlama, başlık) ayrı çalış.
  2. “da/de/ki” ayrımı her sınavda sorulur. Ezberle: cümleden çıkardığında anlam bozulursa ek, bozulmazsa bağlaç.
  3. Anlatım bozukluğu için günlük dilde gazete cümlelerini eleştir — hata yakalamak antrenmandır.
  4. Çatı uyumsuzluğu ve özne-yüklem uyumsuzluğu anlatım bozukluğunda en sık karşılaşılan tiplerdir.
  5. Fiilimsi eklerini ezberle: isim-fiil (-mek/-ma/-ış), sıfat-fiil (-an/-mez/-acak/-dık), zarf-fiil (-ip/-arak/-ınca/-madan).
  6. Ses olayları için 10-15 örnekli kart hazırla; özellikle ünsüz yumuşaması ve düşmesi.
  7. Atasözü/deyim için 100-150 maddelik bir liste oluştur, haftada 20-25 anlamını ezberle.
  8. Cümle öğeleri sorularında önce yüklemi bul, sonra “kim/ne” diye sorarak özneyi, sonra “neyi/kimi” diye nesneyi tespit et.
  9. Eş sesli (sesteş) sözcüklerde anlamı belirleyen cümle bağlamıdır. Mutlaka cümleyi bütün olarak oku.
  10. Paragrafta akışı bozan cümle genellikle konu dışında, zıt yönde veya bağlantısız bir bilgi içerir.

Son güncelleme: 15 Mayıs 2026

Hemen başla

Hazırlığını cebine taşı

Nerede olursan ol, telefonundan soru çöz ve konuları tekrar et. İndirmesi ücretsiz.