Bekçilik sınavının en yüksek ağırlıklı konusu Türkçe’dir. 100 sorunun yaklaşık 25’i bu alandan gelir; bu da yazılı sınavın dörtte biri demek. Türkçe soruları üç ana başlıkta toplanır: anlam bilgisi, dil bilgisi ve paragraf. Paragraf, tek başına 10-12 sorudur — yani Türkçe’deki en büyük puan kaynağıdır.
1. Anlam bilgisi
1.1 Sözcükte anlam
Anlam türleri
- Gerçek anlam (temel anlam): Sözcüğün herkesçe bilinen ilk, asıl anlamı. Örnek: “Çocuk ağacın dalına çıktı.”
- Yan anlam: Temel anlamla bağlantılı, benzerlik yoluyla kazanılan anlam. Örnek: “Şirketin dallarını genişletti.” (şube)
- Mecaz anlam: Sözcüğün, gerçek anlamından bağımsız, başka bir kavramı karşılaması. Örnek: “Bu acı haberi duyduk.”
- Terim anlam: Bir bilim, sanat veya meslek dalında özelleşmiş anlam. Örnek: “Bu cümlenin yüklemi belirsiz.”
- Soyut/somut anlam: Beş duyu ile algılanan = somut; algılanmayan kavramlar = soyut. Sevgi, sağlık, akıl → soyut; masa, su, çiçek → somut.
Sözcükler arası anlam ilişkileri
- Eş anlamlı (anlamdaş): ak-beyaz, kara-siyah, hediye-armağan.
- Yakın anlamlı: soğuk-serin, kalın-iri.
- Zıt anlamlı: büyük-küçük, gece-gündüz.
- Eş sesli (sesteş): “gül” (çiçek) — “gül” (gülmek). Yazılışları aynı, anlamları farklı.
Söz öbeklerinde anlam
- Deyim: Kalıplaşmış, çoğu mecazi söz grubu. “Kulak misafiri olmak”, “ağzı kulaklarına varmak”.
- Atasözü: Geçmişten beri söylenen, hayat deneyimini özetleyen kalıp ifadeler. “Damlaya damlaya göl olur.”
- İkileme: İki sözün birlikte kullanılmasıyla anlam pekiştirme. “yavaş yavaş”, “saçma sapan”, “bata çıka”, “tek tük”.
- Vecize/özdeyiş: Söyleyeni belli olan, hikmetli söz. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” — Atatürk.
1.2 Cümlede anlam
- Öznel yargı: Kişisel görüş, beğeni, yorum içerir. “Bu kitap çok güzel.”
- Nesnel yargı: Kanıtlanabilir, herkesin doğrulayabileceği bilgi. “Kitap 250 sayfadır.”
- Neden-sonuç ilişkisi: “Yağmur yağdığı için yollar kapandı.”
- Amaç-sonuç: “Sınavı kazanmak için günde 4 saat çalışıyorum.”
- Koşul-sonuç: “Hava güzelse pikniğe gideriz.”
- Karşılaştırma: “Ankara, İzmir’den büyüktür.”
- Tanım cümlesi: “X şöyledir” yapısı. “Bekçi, görev bölgesinde devriye atan silahlı kolluk görevlisidir.”
2. Dil bilgisi
2.1 Ses bilgisi
Ünlü uyumları
Büyük ünlü uyumu: Bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü kalınsa (a, ı, o, u) sonraki ünlüler de kalın; inceyse (e, i, ö, ü) sonraki ünlüler de ince olur.
- Kalemler (e-e-e) ✓ — kitaplar (i-a-a) ✗ uymuyor mu? Yabancı kökenli sözcükler uymayabilir.
Küçük ünlü uyumu: Düz ünlüden (a, e, ı, i) sonra düz; yuvarlak ünlüden (o, ö, u, ü) sonra ya dar yuvarlak (u, ü) ya da düz geniş (a, e) gelir.
Ünsüz olayları
- Ünsüz yumuşaması (sertten yumuşağa): kitap → kitabı (p→b), ağaç → ağacı (ç→c), kanat → kanadı (t→d), renk → rengi (k→g).
- Ünsüz sertleşmesi: Sert ünsüzle biten sözcüğe yumuşak ünsüzle başlayan ek geldiğinde ek sertleşir. kitap-cı → kitapçı, seç-gin → seçkin.
- Ünsüz türemesi: Bazı sözcüklerde ek geldiğinde ünsüz türemesi olur. his → hissi, hak → hakkı, aff-edersin → affedersin.
- Ünsüz düşmesi: küçük → küçüldü (-cük düşer), çocuk-cağız → çocukçağız değil, çocukcağız → çocukçağız.
Ünlü olayları
- Ünlü daralması: -yor eki sözcükteki geniş ünlüyü daraltır. bekle-yor → bekliyor, anla-yor → anlıyor.
- Ünlü düşmesi: omuz → omzu, burun → burnu, karın → karnım.
Kaynaştırma ünsüzleri
Türkçede iki ünlü yan yana gelemez; aralarına şu ünsüzler girer: y, n, s, ş.
- iki-y-i, araba-n-ın, baba-s-ı, altı-ş-ar.
Ulama
Bir sözcüğün son ünsüzü, kendinden sonra gelen sözcüğün ilk ünlüsüyle birleşip okunması. “Akşam olmadan eve gidelim.” — “olmada-n eve” ulama vardır. Yazıda ulama gösterilmez, okunuşta gerçekleşir.
2.2 Yapı bilgisi
Kök
Sözcüğün anlamlı en küçük parçası.
- İsim kökü: taş, kitap, ağaç, ev, mavi.
- Fiil kökü: gel-, oku-, yaz-, koş-, bak-.
Ekler
- Yapım eki: Sözcüğün anlamını veya türünü değiştirir. göz-lük (isimden isim), göz-le- (isimden fiil), oku-yucu (fiilden isim).
- Çekim eki: Sözcüğün anlamını değil, cümledeki görevini belirler. ev-de, ev-im, ev-ler, ev-e.
Yapısına göre sözcükler
- Basit: Yapım eki almamış. ev, kitap, gel-, mavi.
- Türemiş: Yapım eki almış. ev-li, kitap-çı, oku-yucu, mavi-leşmek.
- Birleşik: İki veya daha çok sözcüğün birleşmesiyle oluşmuş. hanımeli, kahverengi, başöğretmen, bilgisayar, anneanne.
2.3 Sözcük türleri
- İsim: Varlıkları karşılayan sözcükler. masa, sevgi, Ali, Türkiye.
- Sıfat: İsmin önüne gelerek niteliğini bildirir. kırmızı elbise, akıllı çocuk, üç kalem, bu kitap.
- Zamir: İsmin yerine kullanılan sözcükler. ben, sen, o; bu, şu, o; kim, hangi.
- Zarf: Fiili, sıfatı veya başka zarfı niteleyen sözcükler. hızlı koştu, çok güzel, dün geldi.
- Edat: Tek başına anlamı olmayan, başka sözcüklere yardımcı olan. gibi, için, ile, kadar, dolayı.
- Bağlaç: Sözcükleri, sözcük öbeklerini veya cümleleri birbirine bağlar. ve, ile, ama, fakat, çünkü, eğer, ki.
- Ünlem: Duyguyu kuvvetlice belirten sözcükler. ah!, aman!, eyvah!, bravo!
- Fiil: İş, oluş, hareket bildiren sözcükler. koş-, gel-, ol-, bak-.
2.4 Fiil ve çatı
Fiilde kişi ve kip
Fiil; kim yaptığını (kişi) ve ne zaman / ne biçimde yaptığını (kip) gösterir.
- Bildirme kipleri: -di (görülen geçmiş), -miş (öğrenilen geçmiş), -yor (şimdiki), -acak (gelecek), -r/-er/-ir (geniş zaman).
- Dilek kipleri: -meli (gereklilik), -e (istek), -se (dilek-şart), -sin (emir).
Çatı — fiilin nesneye ve özneye göre durumu
Nesnesine göre çatı:
- Geçişli fiil: “Neyi/kimi?” sorusuna cevap verir. Kitabı okudu. (Neyi okudu? — kitabı.)
- Geçişsiz fiil: Bu soruya cevap vermez. Bahçede koştu.
Öznesine göre çatı:
- Etken çatı: Öznesi belli, işi yapan. Ali camı kırdı.
- Edilgen çatı: Öznesi belli değil; iş, kim tarafından yapıldığı söylenmeden anlatılır. Fiil -l veya -n eki alır. Cam kırıldı.
- Dönüşlü çatı: İşi yapan, aynı zamanda işten etkilenen. Çocuk yıkandı (kendini yıkadı). Eki: -l, -n.
- İşteş çatı: İş birden fazla kişi tarafından, karşılıklı veya birlikte yapılır. Kavga ettiler, anlaştılar. Eki: -ş.
2.5 Fiilimsi (eylemsi)
Fiilden türemiş ama fiil olmayan; cümlede isim, sıfat veya zarf görevi gören sözcükler. Çekim eki alamaz, kip eki almaz.
İsim-fiil (mastar)
- Ekleri: -mek/-mak, -ma/-me, -ış/-iş/-uş/-üş
- Yüzme-yi severim. Okumak güzeldir. Geliş-i hoş oldu.
Sıfat-fiil (ortaç)
- Ekleri: -an/-en, -ası/-esi, -mez/-maz, -ar/-er/-ır, -dık/-dik, -ecek/-acak, -mış/-miş
- Koş-an çocuk düştü. Yaz-acak mektup hazır. Gel-miş misafir oturdu.
Zarf-fiil (bağ-fiil)
- Ekleri: -ip/-ıp, -arak/-erek, -ınca/-ince, -madan/-meden, -dıkça/-dikçe, -ken, -alı/-eli, -ası
- Eve gel-ince çantamı bıraktım. Koş-arak geldi. Sen gel-meden başlayalım.
Önemli: Fiilimsi, kendi grubunda yer aldığı sözcükle birlikte “fiilimsi öbeği” oluşturur. Bu öbek cümlede tek bir öğe (özne, nesne, tümleç vb.) sayılır.
2.6 Cümle bilgisi
Cümlenin öğeleri
- Özne: İşi yapan veya olandan etkilenen. “Çocuk ders çalışıyor.”
- Yüklem: Cümlenin ana iddiası. “Çocuk ders çalışıyor.”
- Nesne: “Neyi/kimi?” sorusuna cevap. “Çocuk dersini çalışıyor.” (belirtili nesne); “Çocuk ders çalışıyor.” (belirtisiz nesne)
- Dolaylı tümleç: “Nereye/nerede/nereden, kime/kimde/kimden?” sorusu. “Kitabı çantadan çıkardım.”
- Zarf tümleci: “Nasıl/ne zaman/niçin/ne kadar?” sorusu. “Dün geldi”, “hızlıca koştu”.
Cümle türleri
Yapısına göre:
- Basit: Tek yüklem. “Ali geldi.”
- Birleşik: Birden çok yüklem; biri ana, diğeri yardımcı. “Gelirsen sevinirim.”
- Sıralı: Aralarında bağlaç olmadan virgülle ayrılmış. “Çocuk koştu, düştü, ağladı.”
- Bağlı: Bağlaçla bağlanmış. “Yemek yedi ve uyudu.”
Anlamına göre: Haber, soru, ünlem, dilek-istek cümlesi.
Yüklemin türüne göre: İsim cümlesi vs fiil cümlesi.
2.7 Anlatım bozuklukları — sınavda kritik
Yazılı bekçilik sınavında en az 1-2 anlatım bozukluğu sorusu çıkar.
Anlam yönünden bozukluklar
- Gereksiz sözcük kullanımı: “Bunu daha geri çekildi.” → “geri çekildi” yeterli.
- Anlamca çelişen sözler: “Tahminen iki gün önce öldü.” → “tahminen” ile “öldü” çelişir.
- Anlam belirsizliği: “Çocuk gözlerini ovuşturarak içeri girdi.” (Kimin çocuğu? Hangi içeri?)
- Yanlış anlamda kullanma: “Eski hayalleri tekrar canlanıyor.” — “hayal” değil “anı” olmalı.
- Mantık hatası: “Atın koştuğu pist çok güzeldir.” — At koştuğunda pist güzelse, koşmadığında güzel değil mi?
Yapı yönünden bozukluklar
- Özne-yüklem uyumsuzluğu: “Sen ve ben gitti.” → “gittik” olmalı.
- Nesne eksikliği: “Çocuk sevdi ve okşadı.” → “(çocuğu) sevdi ve okşadı.”
- Tamlama yanlışı: “Renkli ve siyah-beyaz fotoğraflar.” → Renkli ile siyah-beyaz birbiriyle eşit kategorilerdir.
- Çatı uyumsuzluğu: “Olaylar dikkatle incelenmeli ve sonuca varılmalıdır.” → “incelenmeli” edilgen, “varmalı” etken. Aynı çatıda olmalı.
- Eylem çakışması: “Kalemim ve defterim bitirdim.” → “bitirdim” eylemi her iki nesneyle uyumlu değil.
3. Yazım ve noktalama
3.1 Yazım kuralları
- Büyük harfler: Cümle başı, özel adlar (Ali, Ankara, Türkçe), gezegen adları (Dünya, Mars), gün-ay adları belirli bir gün için kullanıldığında (15 Mayıs Salı).
- “da/de” bağlacı: Ayrı yazılır. “Ben de gidiyorum.” (bağlaç) vs “Eve gidiyorum.” (hâl eki — “evde” birleşik).
- “ki” bağlacı: Ayrı yazılır. “Düşündüm ki bu olmaz.” (bağlaç) vs “Bendeki kalem” (ilgi eki, birleşik).
- “mi” soru eki: Ayrı yazılır. “Geldin mi?” — kendinden önceki sözcükten ayrı, ama büyük/küçük ünlü uyumuna girer.
- Sayıların yazımı: Resmi belgelerde harfle; saat, tarih, ölçü, miktar için rakamla. “On iki kişi geldi.” / “Saat 14.30’da.”
- Kısaltmalar: Büyük harfle kısaltılan (TBMM, EGM, NATO); küçük harfle kısaltılanlar (kg, m, cm).
3.2 Noktalama işaretleri
- Nokta (.) — cümle sonu, sıra sayıları (3.), büyük harf kısaltmalardan sonra (T.C.).
- Virgül (,) — sıralı öğeleri ayırır; bağlaç-fiilimsiden sonra; özne uzunsa belirginleştirmek için.
- Noktalı virgül (;) — birden çok virgülle ayrılmış grupları ayırır; bağlaçsız sıralı cümlelerde.
- İki nokta (:) — açıklama veya sıralama önce; alıntı öncesinde.
- Üç nokta (…) — yarım kalan cümle, alıntıdaki atlama.
- Soru işareti (?) — soru cümlesi sonu; soru anlamı olmayan “mi” eki almış cümlelerde kullanılmaz.
- Ünlem işareti (!) — ünlem cümlesi, seslenme, dilek-istek.
- Kesme işareti (’) — özel adlara getirilen ekleri ayırmak için. “Ankara’da, Ali’nin.”
- Tırnak işareti ("") — başka birinin sözünü, eserlerin adlarını belirtir.
4. Paragraf
Türkçe sorularının yaklaşık yarısı paragraftan gelir. Bu nedenle paragraf, çalışılması en fazla geri dönüşü olan alandır.
4.1 Paragrafta sorulan başlıklar
- Ana düşünce: Paragrafın savunduğu temel iddia.
- Yardımcı düşünceler: Ana düşünceyi destekleyen ek fikirler.
- Konu: Paragrafın ne hakkında olduğu (ana düşünceden daha geneldir).
- Başlık: Konu+vurguyu özetleyen kısa ifade.
- Yapı: Giriş (konuyu tanıtır), gelişme (savı geliştirir), sonuç (özetler/bağlar).
4.2 Anlatım biçimleri
- Öyküleme: Bir olayı zaman akışıyla anlatma. “Eve geldim. Çantamı bıraktım. Sonra mutfağa geçtim.”
- Betimleme: Bir varlığı görsel/duyusal anlatma. “Yüzü esmer, gözleri iri ve bakışları sert bir adamdı.”
- Açıklama: Bilgi vermek için kullanılır; nesnel ve öğreticidir.
- Tartışma: Karşı görüşü çürütüp kendi savını destekleme.
4.3 Düşünceyi geliştirme yolları
- Tanımlama: “X şudur” yapısıyla kavram tanımlama.
- Örnekleme: Soyut bir savı somut örneklerle destekleme.
- Karşılaştırma: İki kavramı benzerlik/farklılık üzerinden ele alma.
- Tanık gösterme: Bir otoritenin sözünü destekleyici olarak getirme.
- Sayısal verilerden yararlanma: İstatistik, oran kullanma.
- Benzetme: Bir kavramı başka bir şeye benzeterek anlatma.
4.4 Paragrafta sık sorulan görevler
- Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma.
- Paragrafı tamamlayacak cümleyi seçme.
- Paragrafı ikiye bölme (iki ayrı düşüncenin bittiği yeri tespit).
- Paragrafa uygun başlık önerme.
5. Örnek soru tipleri ve çözüm yaklaşımı
Örnek 1 — Anlatım bozukluğu
“Bu durumla ilgili açıklamayı bizzat kendi ağzından duyduk.”
Çözüm: “Bizzat” ve “kendi” ile “ağzından” ifadeleri gereksiz tekrar. “Bizzat duyduk” yeterli.
Örnek 2 — Paragraf ana düşünce
“Kitap okumak, sadece bilgi edinmek değildir. Aynı zamanda farklı bakış açıları kazandırır, hayal gücünü besler, dil becerimizi geliştirir.”
Ana düşünce: “Kitap okumak çok yönlü kazanım sağlar.” Tek bir özellikle sınırlandırmamak gerekir.
Örnek 3 — Sözcükte anlam
“Çocuğun kalbi çok temiz.” cümlesinde “kalbi” hangi anlamda kullanılmıştır?
Çözüm: Burada “kalp” organ değil iç dünya, duygu kastedilmiştir → mecaz anlam.
Örnek 4 — Fiilimsi
“Koşan çocuk yorulmuş gibi görünüyordu.”
Çözüm: “Koşan” — sıfat-fiil (sıfat-fiil eki -an); “yorulmuş” — sıfat-fiil (-mış).
Çalışma ipuçları
- Paragrafta pratik en hızlı yoldur. Günde en az 10 paragraf çöz; her tipi (akış bozan, tamamlama, başlık) ayrı çalış.
- “da/de/ki” ayrımı her sınavda sorulur. Ezberle: cümleden çıkardığında anlam bozulursa ek, bozulmazsa bağlaç.
- Anlatım bozukluğu için günlük dilde gazete cümlelerini eleştir — hata yakalamak antrenmandır.
- Çatı uyumsuzluğu ve özne-yüklem uyumsuzluğu anlatım bozukluğunda en sık karşılaşılan tiplerdir.
- Fiilimsi eklerini ezberle: isim-fiil (-mek/-ma/-ış), sıfat-fiil (-an/-mez/-acak/-dık), zarf-fiil (-ip/-arak/-ınca/-madan).
- Ses olayları için 10-15 örnekli kart hazırla; özellikle ünsüz yumuşaması ve düşmesi.
- Atasözü/deyim için 100-150 maddelik bir liste oluştur, haftada 20-25 anlamını ezberle.
- Cümle öğeleri sorularında önce yüklemi bul, sonra “kim/ne” diye sorarak özneyi, sonra “neyi/kimi” diye nesneyi tespit et.
- Eş sesli (sesteş) sözcüklerde anlamı belirleyen cümle bağlamıdır. Mutlaka cümleyi bütün olarak oku.
- Paragrafta akışı bozan cümle genellikle konu dışında, zıt yönde veya bağlantısız bir bilgi içerir.
Son güncelleme: 15 Mayıs 2026